Sağlıklı Bitki Toprakları ve Kompostlama
Bahçeciliğe başladığım ilk yıl, balkonumda ölen her bitkinin suçunu güneşe, rüzgâra, hatta komşunun kedisine attım. Sonra bir gün saksılardan birini boşalttım ve gerçeği gördüm: toprak taş gibi sertleşmiş, kökler saksının kenarında dönüp durmuş, hiçbir yere gidememişti. O günden sonra öğrendim ki bitki yetiştirmek aslında toprak yetiştirmektir. Bugün de aynı şeyi söylüyorum: bitki toprakı ve kompost ikilisini anladığınız gün, bahçeciliğin yarısını çözmüş oluyorsunuz.
Aşağıda yıllar içinde deneyerek, bozarak ve düzeltmeye çalışarak öğrendiğim şeyleri anlatacağım. Süslü tarifler yok; evde, mutfak dolabındaki bir kovayla ve markette bulabileceğiniz malzemelerle uygulanabilir şeyler var.
Sağlıklı Bir Bitki Toprağı Nasıl Hazırlanır
İlk yıllarda "toprak" deyince aklıma bahçeden kürekle aldığım kara toprak geliyordu. Saksıya koyduğumda birkaç sulamadan sonra beton gibi oluyordu. Saksı toprağı, bahçe toprağı değildir; içinde hava boşluğu, su tutma kapasitesi ve besin dengesi olan bir karışım olmalıdır. Kökler nefes almadan yaşayamaz.
Karışımın Üç Bacağı: Tutucu, Havalandırıcı, Besleyici
Kafamda hep şu üç bacaklı iskeleti tutuyorum ve neredeyse tüm bitkiler için bunu oranlayarak kullanıyorum:
- Tutucu kısım (yaklaşık yarısı): Torf ya da hindistan cevizi lifi. Suyu tutar, kökün susuz kalmasını engeller. Hindistan cevizi lifini daha çok seviyorum çünkü kuruduğunda tekrar su almakta zorlanmıyor.
- Havalandırıcı kısım (dörtte biri): Perlit, iri kum ya da ponza. Bu kısmı atladığım her saksıda kök çürüklüğüyle uğraştım. Özellikle sukulent ve kaktüs tarafında oranı yarıya kadar çıkarıyorum.
- Besleyici kısım (dörtte biri): Olgunlaşmış kompost veya elenmiş solucan gübresi. Yavaş salınımlı besin kaynağı olarak iş görür, gübreleme sıklığını düşürür.
Domates, biber gibi obur bitkilerde besleyici oranı biraz artırıyorum; fesleğen, nane gibi yeşilliklerde ise dengeli karışım yeterli oluyor. Hangi bitkinin ne istediğini bilmek, doğru bitki seçimiyle ilgili notlarda daha ayrıntılı ele aldığım bir konu.
pH, Nem ve Basit Ev Testleri
Laboratuvara gitmeye gerek yok. Ben iki basit kontrol yapıyorum. Birincisi sıkma testi: nemli topraktan bir tutam alıp avucumda sıkıyorum. Elimi açtığımda topaklanıp hafif dokunuşla dağılıyorsa yapı iyidir. Su sızıyorsa çok ağır, hiç birleşmiyorsa çok kum var demektir. İkincisi drenaj testi: saksıyı doldurup su veriyorum, su birkaç saniye içinde alttan çıkıyorsa tamam, tepede gölet yapıyorsa perlit ekliyorum.
pH konusunda çoğu ev bitkisi 6–7 aralığında mutludur. Yaprakları sararmaya başlayan ortancalar, körpecikler ya da limon gibi bitkilerde toprağın fazla alkali olması ciddi bir ihtimaldir; bu durumda torf oranını artırmak işe yarıyor.
Toprağı Yenilemek: Ne Zaman, Nasıl
Saksı toprağı sonsuza kadar yaşamaz. Ben ortalama olarak yılda bir, en geç iki yılda bir üst kısmın beş santimini alıp yerine kompost karışımı koyuyorum. Bitki saksıyı iyice sarmışsa, toprağın tümünü yenileyip bir boy büyük kaba alıyorum. Bunu yaparken kök topağının kenarındaki sıkışmış kökleri parmakla hafifçe gevşetmek, yeni toprağa geçişi hızlandırıyor. Bu işleri ilkbahar başında yapmayı tercih ediyorum; mevsim takvimine göre çalışmanın en görünür faydasını burada aldım.
Evde Kompost: Mutfak Atığından Besin Deposuna
Kompostu ilk denediğimde mutfaktan koku geleceğinden korkuyordum. Doğru kurulmuş bir kompost kokmaz; kokuyorsa mutlaka bir dengesizlik vardır. Bunu anlamak beni rahatlattı ve o günden sonra çay posasını, sebze kabuğunu çöpe atmayı bıraktım.
Yeşil ve Kahverengi Dengesi
Kompostun tek kuralı diyebileceğim şey budur: nemli-azotlu "yeşil" malzeme ile kuru-karbonlu "kahverengi" malzemeyi birlikte kullanmak.
| Yeşil (azot) | Kahverengi (karbon) |
|---|---|
| Sebze ve meyve kabukları | Kuru yaprak |
| Kahve telvesi, çay posası | Karton, gazete parçaları |
| Solmuş yaprak ve budama artıkları | Talaş, saman, yumurta kabuğu kırıntısı |
Ben hacim olarak kabaca bir ölçek yeşile iki ölçek kahverengi koyuyorum. Kokan bir kompost neredeyse her zaman fazla yeşil ve fazla nem demektir; bir tutam karton ya da kuru yaprak eklemek çoğu zaman sorunu bir günde çözüyor.
Kesinlikle koymadığım şeyler: et ve balık artığı, süt ürünleri, yağlı yemek artıkları, hasta bitki yaprakları ve tohumlanmış yabani otlar. Bunlar ya kokuyor ya haşere çekiyor ya da hastalığı bahçeye taşıyor.
Balkonda Kompost Kurmak
Benim düzeneğim çok basit: kapaklı, yaklaşık kırk litrelik bir plastik kova. Altına ve yanlarına havalandırma için delikler açtım, altına damlayan sıvıyı toplamak üzere bir tepsi koydum. Dibe bir parmak kalınlığında kuru yaprak, sonra sırayla mutfak atığı ve kahverengi malzeme. Her ekleyişte üzerini biraz kuru malzemeyle kapatıyorum; sinek sorunu böyle bitiyor.
Haftada bir karıştırıyorum. Karıştırmak oksijen demek, oksijen de kokusuz ve hızlı ayrışma demek. Nem seviyesini "sıkılmış sünger" kıvamında tutmaya çalışıyorum: elimle sıktığımda birkaç damla su çıkması yeterli